Lice’nin korkusu 1990’lara dönüş

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Diyarbakır tartışıyor: Bu çatışma nasıl biter?

Leave a comment

Filed under Uncategorized

PKK saldırıları, devlet operasyonları: Neden şimdi?

150728112706_cagil_640x360_ap_nocredit

Çağıl Kasapoğlu

BBC Türkçe, İstanbul

28 Temmuz 2015

Bu yazıyı BBC Türkçe’de okuyabilirsiniz.

Türkiye’de son dokuz günde çok şey değişti: Suruç’ta ülke tarihinin en büyük bombalı saldırılarından biri düzenlendi; PKK emniyet güçlerine ve altyapıya üst üste saldırılar yaptı; hükümet ise PKK ve IŞİD’i hedef alan yoğun operasyonlara başladı.

IŞİD’e karşı ABD öncülüğünde kurulan uluslararası koalisyonun aktif bir üyesi olmakta uzun süre isteksiz kalan ve PKK ile de müzakere yoluna giren Türkiye, neden bir anda iki cephede birden savaşa sürüklenebileceği bir çatışma ortamına girdi?

Peki ya PKK, tam da HDP’nin meclise girdiği bir ortamda neden siyasi sürece son verecek eylemlerini yoğunlaştırdı?

Bu tutumları tetikleyen olay sıcak bir gelişme, yani IŞİD’in Suruç saldırısı gibi görünse de, gözlemcilere göre her iki tarafın da aklında daha derin, daha kapsamlı stratejiler var.

Ve bu stratejilerin çıkış noktası da, büyük ölçüde Suriye’de yaşanan gelişmeler.

Suriye’deki gelişmeler, Türkiye’nin 2011’den bu yana izlediği ve ‘Davutoğlu doktrini’ olarak da anılan dış politikanın hesap edilen çizgide ilerlemediğine, özellikle de devlet çıkarlarına ters bir şey olarak algılanan, Kürtlerin bölgede güçleneceğini hesap edemediğine işaret ediyor.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nden Kürt siyaseti uzmanı Prof. Dr Mesut Yeğen, AKP iktidarının başlangıçta, Türkiye’nin Orta Doğu’da etki alanının genişlemesi ve kuvvetlenmesiyle, Kürt meselesini çözebileceği algısına sahip olduğunu söylüyor.

“Türkiye, çok kuvvetlendiğini varsaydığı siyasetinin önünde ayak bağı olmasın diye çözüm sürecine girdi.” diyor Yeğen ve ekliyor:

“Ama yaklaşımları, tümden çöktü. Statüko ülkenin aleyhine dönmüş durumda. Hatta PYD’yi güçlendiren bir tablo var.”

Yeğen mevcut durumda Türkiye devletinin amacının, en azından Suriye’nin kuzeyinde Rojava olarak bilinen bölgede, Afrin ile Kobani kantonları olarak tanımlanan PYD idaresindeki bölgeler arasındaki hattın Kürtlerin eline geçmemesi olduğu görüşünde.

Suriyeli Kürtler ve kimlik oluşumu

Suriye’deki Kürtler, Arap milliyetçiliğini benimseyen Baas rejiminin baskısı altında haklarından mahrum bırakılmış, Arap kimliğine tehdit olarak görüldükleri için ayrımcı politikalarla asimile edilmeye çalışılmıştı.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Crossing Turkey

BBC World Service Fifth Floor:
Turkey is the main route to Syria for would-be Islamic State recruits, and the authorities receive frequent requests to look out for and intercept the nationals of third countries. Cagil Kasapoglu of BBC Turkish has been covering the journeys of the jihadists and explains why so many of them succeed in crossing the country undetected. The link for the radio piece: http://www.bbc.co.uk/programmes/p02tj82x
150609040903_mosul_woman_624x351_ap

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Tal Abyad and the advances of Kurdish fighters

Kurdish fighters extend their territories.. How will Turkey react?

BBC World Service The World This Week

Link: http://www.bbc.co.uk/programmes/p02tmcsz?ocid=socialflow_twitter

150624101902_tal_abyad_syria_raqqa_624x351_sedatsunaepa

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Bismil’de bir ressam…

DSC_0479

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde beş yıldır bir sanat galerisi var. Kerpiç bir evi sanat atölyesine dönüştüren Diyarbakırlı ressam Gökhan Aslan için muhafazakar kimliğiyle bilinen bu ilçeyi sanatla tanıştırmak kolay olmamış.

“Neredeyse yüzde 70’i köyden gelen bir yere sanatı sokmaya çalışıyoruz. İlk başta çok soğuklardı. Daha sonra gençlerin, çocukların ellerine kil verdim, resim, çamur, kağıt verdim. İlk başta laf atanlar daha sonra güvenmeye başladı.”

Öyle ki, ilk kurulduğunda ailelerinin uzak tuttuğu çocukların, artık atölyede kendi resimlerini sergiledikleri bir köşeleri bile var.

“Hani derler ya ‘Sanatı sokağa taşıdık’, biz de Bismil’de ‘sokağı sanata taşıdık” diyor ressam Gökhan.

Atölyedeki resimler, heykeller ve rölyefler bölgenin renklerini ve toplumsal meselelerini yansıtıyor.

DSC_0470

Bismil’de resim öğretmenliği de yapan Gökhan Aslan’ın, kumaları ve bölge kadınlarını hüzünlü bakışlarıyla resmettiği ‘Mezopotamya’da kadınlar’ serisinde sarı renk öne çıkıyor. Neden sarıyı tercih ettiğini de şöyle anlatıyor:

“Sarı hüznün rengidir. Biz sürekli sıkıntılar çekerek geldik bugünlere. Sadece bireysel değil, toplumsal sıkıntı çekiyoruz. Kadınların üzerinde devletin, ailenin, kocasının, babasını ve ağabeyinin sürekli baskısı var. Ben de sarıyla o hüznü yansıttım.”

Ressamın, kadınlarla ilgili hazırladığı fakat Diyarbakır’da muhafazakar kaygılardan dolayı sergileyemediği ‘Mahrem-i Niyet’ adında bir serisi de var. Kadın vücuduna yönelik bakışları, ‘kadının mahremini’ işlediği tablolar, sergi hazırlıkları tamamlanmak üzereyken belediye tarafından rafa kaldırılmış.

“Muhafazakar toplumun kaygıları dikkate alınmış olabilir mi?” sorusuna “Eğer bir toplumun kültürel yapısına bakılıyorsa, diğer toplumun da kültürel yapısına bakılmalı. Sanatla uğraşanlar toplumun aydın kesimidir. Öncü insanlardır” yanıtını veriyor.

Bu seriyi iptal etmesi, ressam Gökhan’ın muhafazakar yapıyla ilk sınanışı olmamış.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Erzurum’da cemaatler ve sağ siyaset neden güçlü?

150603162244_cagil_erzurum_genel2_624x351_bbc_nocredit

Haberin BBC Türkçe sayfası için tıklayın.

“Erzurumlular, hangi parti güçlüyse ona verir.”

Bu sözü, burada farklı siyasi görüşlere sahip birbirlerinden bağımsız birçok kişiden duydum. Kimilerine göre bunun sebebi Erzurumlular arasında “yerleşik bir ideolojik anlayış olmaması”, kimine göre de “güçlü olandan icraat ve hizmet beklentisinin daha gerçekçi olması.”

Erzurum’da geçmiş seçimlere bakıldığında seçmenin genelde sağcı, devletçi ve milliyetçi anlayışı benimseyen partilere yöneldiği görülüyor. İlde son dönemde AKP sandıktan ezici bir oy farkıyla birinci parti çıksa da, MHP’nin de oy oranını artırması dikkat çekici.

1983’ten bu yana Erzurum’dan milletvekili çıkaramayan CHP ise “görünür olma” çabasında.

Seçimlerde Erzurum’daki Kürt ve Alevi oylarını kendisine çekmesi durumunda sürpriz yapabilecek parti ise HDP.

Yakın tarihteki oy oranları ve sokaktaki eğilimler, AKP’nin 7 Haziran’da Erzurum’da yine üstünlük sağlamasının şaşırtıcı olmayacağına işaret ediyor.

AKP, 2011 yılı genel seçimlerinde yüzde 69’u aşan oy oranıyla Erzurum’da 5 milletvekili çıkarmış, MHP ise yüzde 13’lük oy oranıyla meclise bir milletvekili gönderebilmişti.

2014 yerel seçimlerinde ise AKP’nin oy oranı yüzde 59’a yaklaştı, MHP de oylarını yüzde 29’a çıkardı. Fethullah Gülen’in memleketi Erzurum’da yerel seçim öncesinde 17-25 Aralık operasyonlarının, oy oranlarında MHP’ye artış olarak yansıdığı dile getiriliyor.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

HDP’nin başörtülü adayı: ‘Halk özerk Diyanet istiyor’

150603162854_cagil_erzurum_seher_akcinar_624x351_bbc_nocredit

Haberin BBC Türkçe sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Erzurum’da AKP ve MHP öne çıksa da dengeleri değiştirebilecek bir parti de HDP.

Yerel seçimlere BDP olarak giren Kürt siyasi hareketi, Erzurum’da dört ilçenin belediye başkanlığını kazandı.

Kürt nüfusunun yoğun olduğu güney bölgelerinde partinin güçlü bir tabanı olduğu anlaşılıyor. Parti ayrıca Alevilerin oyunu da hedefliyor.

Partinin barajı geçmesi durumunda, HDP’nin yarışa Erzurum birinci sıradan giren başörtülü adayı Seher Akçınar Bayar’ın meclise girme ihtimali de artıyor.

Bayar 1982 doğumlu, Dicle Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu bir eğitim bilimci.

MAZLUMDER Diyarbakır Başkanlığı yapmış, HDP’den aday olmak için de bu görevinden ayrılmış.

‘Erzurum seni kabul etmez dediler’

Bayar, muhafazakar yapısıyla bilinen Erzurum’dan aday olmasına nasıl tepkiler geldiği sorusuna şu yanıtı verdi:

“Doğrusu adaylığımı Erzurum olarak açıklayınca, ‘Erzurum muhafazakar bir kent, sen hem kadınsın, hem kent muhafazakar bir kadını kabul etmez, HDP’ye farklı bakıyorlar, dolayısıyla dezavantajın çok adaylığını geri çek’ diyenler oldu. Ama hiç de öyle olmadı. Kadın olmamın avantajını yaşadım diyebilirim. Saygı, hürmet var. Muhafazakar bir aday çok olumlu karşılandı. Çoğu yerde ‘Geç kalınmış bir karardır’ diyenler oldu.”

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Erzurumlu seçmen AKP ve MHP arasında gidip geliyor

150605090210_erzurumakp_624x351_caglkasapoglu

BBC Türkçe Seçim güncesi sayfası için tıklayın.

Erzurum’da sağ partilerin ve cemaatlerin neden öne çıktığını araştırırken, siyasi havanın da sokağa nasıl yansıdığını seçmenlere sordum.

Şehir merkezinde tercihlerin yine AKP ve MHP arasında gidip geldiği anlaşılıyor.

Emekli Bünyamin Onat daha önce AKP’ye oy vermiş. Şimdi ise Erzurum’un ekonomik olarak geri kalmasından şikayetçi ve bu sefer oyu MHP’ye.

“Doğal gazda indirim yapılsın, yakıt parası çok yüksek. Kaban alamıyoruz, plastik bot alamıyoruz. Burası kış memleketi. Eskiden AKP çıraklık dönemi dedi, sonra kalfalık, sonra ustalık. Ne ustalığı, hizmet göremedik ki?” diyor Bünyamin Onat.

Buse Bulut ise Yakutiye Parkı’nda bir bankta, çocuğuna bozkurt işareti yapmayı öğretiyor. Sarışın, bakımlı genç bir kadın. “Kendisini bildi bileli bir Asena’ymış.”

“Etraf ne der?” endişesiyle fotoğrafının çekilmesini istemiyor. Siyasi görüşü hakkında ise şunları söylüyor:

“AKP hastaneler yaptı memnunuz ama doktor az. Ben ülkücüyüm, hep MHP’ye oy verdim, millet sevgisi söylemleri nedeniyle onları seviyorum.”

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

‘Ağrı’da köylülerin AKP’ye tavrı değişiyor’

150601151854_cagilagrikoyluler_624x351_cagilkasapoglu_nocredit

Seçim kampanyalarını izlemek için gittiğim Ağrı’nın Diyadin ve Doğubeyazıt ilçelerinde birkaç köyü ziyaret etme fırsatım da oldu.

Önce Nisan ayındaki fidan ekim etkinliğinde güvenlik güçleri ve PKK’lılar arasında çatışmanın çıktığı Diyadin’in Yukarıtütek Köyü’ne gittim.

Uzandığı dağın hemen ardında PKK kamplarının bulunduğu 20 haneli bir köy burası. 1992-2000 arası boşaltılmış, daha sonra geri dönüşler başlamış.

Hayvancılıkla uğraşan Fırat Yenigün, “Köyden AKP’ye de oy çıkıyordu ama artık tavır değişiyor” dedi. Bunun sebeplerinden birini de, “çatışmaların provokasyon olarak görülmesi” şeklinde açıkladı.

Fırat Yenigün, Nisan ayında yaşananlarla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Sabah 6’ydı. Biz fidan dikmeye gidecektik. Askerler panzerlerle geldi çevreledi. Tepeleri tutmuşlar, gidemedik. Mahrumiyet bölgesi burası, festival olacaktı.”

150601152135_agri_fidan_624x351_cagilkasapoglu_nocredit

Yukarıtütek Köyü’nden çıkıp tepelere vardığımızda çatışmanın yaşandığı noktayı görebiliyorduk. Fidanlar ekilmiş.

Biraz ilerdeki Boyalan Köyü’nde elinde “kuş ekmeği” (madımak otu) toplayan Nuran Yardımcı’yla konuşuyoruz.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized