Tell me a story…

Alex Saab: Gözaltına alınan Venezuela ve Kolombiya vatandaşı iş insanı kimdir, Türkiye’deki şirket neden ABD’de soruşturuluyor?

ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen yıl Temmuz ayında “ kara para aklamakla ” suçlanan Venezuela ve Kolombiya vatandaşı iş insanı Alex Nain Saab, Cuma günü Afrika’daki ada ülkesi Cabo Verde’de (Yeşil Burun Adaları) yakalanıp gözaltına alındı. 

Saab’ın adı Venezuela ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde rol oynayan ve “altın-gıda-İran yakıtı” ticaretinin temelini atan isimler arasında geçiyordu. 

Türkiye ise “ABD’nin yaptırımları nedeniyle özel sektör ve kurumlarca alınan kararların, ticari ve Türkiye-Venezuela ilişkilerinden bağımsız olduğunu” söylüyor.

Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı’nın (Interpol) “kırmızı bültenle” aradığı 48 yaşındaki Saab’ın, içinde bulunduğu uçağın “yakıt ikmali” yapmak için Batı Afrika ada ülkesi Cabo Verde’ye indiği sırada gözaltına alındığı bildirildi.

Saab’ın güzergahı konusunda çelişkili ifadeler var. Bazı kaynaklarda Saab’ın İran’ın başkenti Tahran’dan Venezuela’ya gitmekte olduğu iddia edilirken, başka bazı kaynaklarda seyahatinin tam tersi yönde olduğu öne sürüldü. 

Cabo Verde ile ABD arasında suçluların iadesi anlaşması yok. Ama Cabo Verde Başsavcısı Jose Landim, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ABD’de yolsuzluk ve para aklamakla suçlanan Alex Saab’ın anlaşma olmamasına rağmen ABD’ye iade edilebileceğini söyledi.

Venezuela hükümeti de genelde doğrudan bağlantılı olduklarını ifşa etmekten kaçındıkları Saab’ın gözaltına alınmasına resmi bir açıklamayla tepki gösterdi.

Bu açıklama Caracas’ın Saab’la doğrudan bağlantısının da açıktan kabul edilmesi olarak görülüyor. 

Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza M, 14 Haziran’da Twitter’dan yaptığı açıklamada, Alex Nain Saab’ın Cabo Verde’de gözaltına alınmasının “uluslararası hukuk ve normlara aykırı” olduğunu ifade etti ve gözaltının Venezuela halkına yönelik “saldırı” anlamına geldiğini duyurdu.

Açıklamada Saab’ın, Venezuela’nın devlete ait gıda dağıtım programı ‘CLAP’ (Comité Local de Abastecimiento y Producción) kapsamında gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve Covid-19’la mücadele için gerekli insani ihtiyaçların sağlanması amacıyla seyahat ettiği ve Cabo Verde’de de teknik bir mesele nedeniyle durduğu belirtildi.

Kolombiya basınında yer alan haberlere göre ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Saab’ın Venezuela, Almanya, Rusya, İtalya ve İran hattındaki uçak filosunu uydu görüntülerindeki hareketlerinden takip ediyordu. Saab da Cuma günü de Cabo Verde’de yerel yetkililerin harekete geçmesiyle gözaltına alındı.

Kolombiyalı El Tiempo gazetesine konuşan ABD’li bir yetkili, “Cabo Verde’de demirli bir tankerde bulunan petrolün sevki için İranlı bir heyetle buluşacağını biliyorduk. Hata yapmasını bekliyorduk, o hatayı yaptı” dedi. 

Yetkili ayrıca, Saab’ın yakalandığı G500 tipi, T7JIS kuyruk numaraları uçakta ‘yolcu olarak’ kaydı bulunmadığını ama soruşturmayı yürütenlerin Saab’ın uçakta olduğunu bildiğini söyledi.

Alex Saab neyle suçlanıyor?

Amerikalı yetkililer Saab’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, baş danışmanları ve ailesi hakkındaki “milyonlarca dolarlık para aklama” iddialarına dair gizli bilgilere sahip olduğundan şüpheleniyor.

Amerikan hükümetinin resmi belgelerine yansıyan iddialarda Saab’ın Türkiye ve İran’la yapılan “altın ve nakit dolar anlaşmalarında” dahli olduğu öne sürülüyor. 

Amerikalı yetkililer Saab’ın ABD’de yargılanmasıyla, Venezuela’nın yaptırımları delip delmediğine ilişkin iddiaları araştırabilecek.

Alex Saab, ABD hükümeti tarafından Maduro’nun “geniş para aklama ve yolsuzluk ağlarının” en önemli ismi olarak görülüyor. 

Saab’ın yanı sıra aynı suçlama, ortağı Alvaro Enrique Pulido Vargas’a da yönlendiriliyor.

ABD Adalet Bakanlığı, Kolombiyalı iş insanını, Venezuela’da hükümetin belirlediği döviz kuru sistemi ve merkezileştirilen temel gıda ithalatı ve dağıtımı gibi büyük projelerde “şişirilmiş anlaşmalar” yapmakla ve bunların aracılığıyla para aklayıp yolsuzluk yapmakla suçluyor . 

ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin geçen yıl Temmuz ayında Saab hakkındaki suçlamalara ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Saab, Maduro’nun yakın çevresindekilerle birlikte, açlık yaşayan Venezuela halkını sömürmek için kullanılan geniş çaplı yolsuzluk ağları kurdu. Siyasi destekçilerini ödüllendirmek, muhaliflerini cezalandırmak için gıdayı toplumsal kontrol amaçlı kullandı, bu sırada bir dizi düzmece planla yüzlerce milyon doları ceplerine attı.”

ABD Adalet Bakanlığı da aynı dönem Saab ve bir diğer Kolombiyalı iş insanı Alvaro Enrique Pulido Vargas’ın bu ağlarla ülke dışındaki paravan şirketler aracılığıyla “350 milyon dolar para akladıkları” suçlamasında bulunmuştu. ABD, bu ülke dışındaki paravan şirketler arasında Türkiye’den de bir şirketin bulunduğunu ifade ediyor.

Alex Saab, vatandaşı olduğu Kolombiya’da da yine para aklama suçundan aranıyordu. 

Kolombiyalı yetkililer Saab’a ait 9 milyon 700 bin dolar değerinde gayrimenkule el koymuştu. Ama Kolombiya’da hakkında arama kararı olmadığı için, Saab’ın Kolombiya’ya değil, ABD’ye iade edilebileceği belirtiliyor.

Alex Saab, ABD’de yargılanır ve suçlu bulunursa 20 yıla kadar hapis cezası alabilir. 

Saab, ABD’de kendini savunmak için eski federal savcı avukat Maria de Los Angeles Dominquez Truijillo’yla anlaştı.

Maria Dominguez, Dominik Cumhuriyeti’nin eski diktatörü Rafael Leonidas Trujillo’nun da kızı. 

Türkiye’nin de adının geçtiği ‘gıda-altın-yakıt’ zinciri nedir?

Alex Saab’ın, Venezuela adına “Türkiye’den altın karşılığında gıda satın alma”, İran’dan da “altın karşılığında yakıt satın alma” anlaşmalarında rol oynadığı iddia ediliyor.

Türkiye ile Venezuela arasındaki ilişkiler 2018 yılında karşılıklı ziyaretler ve bir dizi anlaşmayla geliştirilmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 verilerine göre Venezuela o yıl Türkiye’ye yaklaşık 900 milyon dolar değerinde işlenmemiş altın ihraç etmişti. Altınların Türkiye’de rafine ediliyordu. Ama TÜİK verilerinde aynı dönem Venezuela’ya ihraç edilen altın oranları benzer seviyelerde görünmüyordu. Altınların karşılığında Türkiye’den gıda tedariki yapıldığı belirtiliyordu.

ABD Hazine Bakanlığı da ülkedeki gıda ihtiyacının karşılanması için CLAP adlı gıda dağıtım programının finansmanını “altın anlaşmalarıyla” yaptığını söylüyor. Böylece finansal işlemlerin de Venezuela’ya yaptırım uygulayan ABD’nin denetimine takılmadığı kaydediliyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın 25 Temmuz 2019 tarihli açıklamasında Saab’ın Türkiye ile ilişkisine dair da şu ifadeler var:

“Saab, Venezuela hükümetinin Türkiye’ye altın sattığı yapıyı oluşturmak için, mevcut Sanayi ve Ulusal Üretim Bakanı, eski devlet başkanı yardımcısı El Aissami dahil Venezuela hükümeti mensuplarıyla çalıştı.

“Venezuela’nın altın sektöründeki usulsüz operasyonları sonucunda, ve Maduro ile şaibeli ortaklarının Venezuela halkını ve kaynakları daha fazla sömürmesine engel olma amacıyla, Hazine Bakanı Mnuchin, Kasım 2018’de Venezuela ekonomisinin altın sektörüne yaptırım uygulama kararı almıştır.”

Adı geçen Tareck el Aissami, artık Venezuela Petrol Bakanı.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre Saab, Venezuela’nın Ekonomi ve Sosyal Kalkınma Bankası (Bandes) ile anlaşma yapıp Venezuela yerel para birimiyle yerel madencilerden altın satın aldı. Venezuela hükümetinin de madencilere, “Saab’a karaborsadaki oran yerine şişirilmiş resmi faiz oranından satış yapmaları için baskı uyguladı”. Bakanlık, Türkiye ile ilgili de şu açıklamayı yaptı: 

“Türk kurumlar altını Venezuela hükümetinden satın alıyor parayı Türkiye’deki hesaplara yatırıyor, sonra da fonlar Venezuela Merkez Bankası’nın Türkiye’deki hesaplarına aktarılıyor. Saab’ın Türkiye’deki şirketi Mulberry de Venezuelalı müşterileri adına Türkiye’den ürünler satın alıp Venezuela’ya fiyatları yükselterek satıyordu.”

Saab’ın Türkiye’de sahibi olduğu belirtilen Mulberry Proje Yatırım adlı şirketi “paravan şirket”olarak niteleyen ABD, “Venezuela hükümetinin yolsuzluklarına suç ortaklığı yaptığı, Saab’ın Türkiye’ye altın satmak için CLAP aracılığıyla kurduğu yolsuzluk ağında ödemelerin kolaylaştırılması için kullanıldığını” söylüyor.

CLAP gıda dağıtım programlarında Türkiye’den gelen ürünlerin bulunduğu Venezuela basınına yansımıştı.

Türkiye: Özel sektörün ticari ilişkileri ile resmi ilişkiler ayrı

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, 19 Ağustos 2019’da ABD’nin yaptırım kararı üzerine Venezuela ile Türkiye ilişkileri hakkında çıkan haberlerle ilgili bir soruya şu yanıtı vermişti:

“Meşru hükümetleri ve anayasal rejimleri devirmek için dış müdahaleye, demokratik olmayan yöntemlere başvurulmasına ve tek taraflı yaptırımlar uygulanmasına karşı olduğumuzu, diğer taraftan Venezuela ile ilgili sorunlara kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme giden tek yolun anlamlı ve kapsayıcı diyalogdan geçtiğini bugüne kadar hep vurguladık.

“Öte yandan özellikle ABD’nin Venezuela’ya yönelik tek taraflı kapsamlı yaptırımları nedeniyle, özel sektör ve kurumlarca alınan bazı kararlar ticari tercihler olup, bunlar Türkiye-Venezuela ikili resmi ilişkilerinden bağımsızdır.”

İran’la ilişkiler

Venezuela’nın Türkiye ile yaptığı “altın anlaşmalarının” benzerlerinin de Venezuela ile İran arasında “yakıt anlaşması” olarak yapıldığı iddia ediliyor.

Bloomberg haber ajansının 8 Mayıs tarihli haberine göre Alex Saab, devletin petrol şirketi Petroleos de Venezuela üst düzey yöneticileriyle birlikte Nisan ayında “altın karşılığında yakıt anlaşması” için Tahran’a gitti. 

Haberdeki iddiaya göre o tarihten bu yana Venezuelalı yetkililer Tahran merkezli Mahan Air aracılığıyla 500 milyon dolar değerinde yaklaşık 9 ton altını Tahran’a gönderdi.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Saab’ın İran anlaşması müzakerelerinde Venezuela Petrol Bakanı Tareck el Aissami’ye yardımcı olduğunu söylüyor.

Tareck el Aissami, 2018 ve 2019 yılları arasında sıklıkla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşmüştü. 

Bloomberg, Saab’ın Türkiye ile altın anlaşmalarında Tareck el Aissami ile Alex Saab’ın birlikte çalıştığını yazıyor.

ABD, bu anlaşmaların Venezuela’ya uygulanan yaptırımı suiistimal edip etmediğini inceliyor.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Venezuela’nın eski OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) temsilcisi Elie Habalian şu yorumu yapıyor:

“Türkiye ve iş insanı (Saab), Amerikan yaptırımlarına karşı kendilerini tehlikeye atmak istemezler, dolayısıyla bunu nakit parayla veya altınla yaparlar, Amerikan hesaplarını kullanmazlar. Amerikan hesabı kullanıp Venezuela ile işlem yaparsanız size yaptırım uygulanır. Türkiye bunu biliyor.

“Türkiye’nin şimdilik Venezuela’da jeostratejik bir çıkarı yok. Türkiye’nin Caracas Büyükelçiliği’nde son dönem faaliyetler artmıştı, daha fazla ziyaret, daha fazla propaganda (…)”

“Bunu kanıtlamamın yolu yok ama benim değerlendirmeme göre, Afrika’da yakalanan bu şahıs, bir şekilde Venezuela rejiminin dahil olduğu birçok mali meseleyle ilgilenen bakanla (Tarık el Aissimi’yle) bağlantılı. Çok akıllı biri.

“Türkiye, Venezuela rejimine yardım ediyordu ve etmeye devam edecek çünkü Türkiye’nin ABD ile tuhaf bir ilişkisi var. ABD’ye karşı mücadele etmeyi sevmiyorlar ama onları da sevmiyorlar.

“Bu değişik ilişki ortamında Venezuela ile iş yapıyorlar, altın ve nakit ile. Venezuela’da şimdi çok sayıda Türk malı ürün var.”

“Türkler, stratejik olarak Venezuela’ya yardım ederek Batı ile ve ABD ile ilişkilerini riske atmak istemez. Stratejik değil iş ilişkisi olarak bakıyorlar.”

Habalian, İran’ın Venezuela ile “iş yaptığı bir ortamda Türkiye’nin de yapmak isteyeceğini” belirtiyor ve iki ülkenin de Latin Amerika’yla ilişkileri geliştirmek istedikleri yorumunu yapıyor.

History and Pandemics: How the coronavirus will change our societies? – Prof Frank Snowden answers

_111440321_vuhan
Copyright: Getty Images / Wuhan, China

There are multiple ways in which disease outbreaks shape societies, politics and our world.

In the light of what history has thought us, Frank Snowden, Professor Emeritus of History and History of Medicine at Yale University examines how the coronavirus, Covid-19 outbreak might affect the world we live in.

His new book, ‘Epidemics and Society: From the Black Death to the Present’ is one of the best sources of our time.

I spoke to Prof. Snowden for BBC News Turkish and here below is the English version of our interview. (I received emails asking to have it published in English).

For BBC News Turkish CLICK HERE – Türkçe’si bu LINKTE.

IMPORTANT NOTE: If you are going to cite this interview PLEASE refer to BBC News Turkish. 

Are epidemic diseases random events or consequences of a chain of actions the countries/societies take? 

The history of epidemic diseases demonstrates that these diseases are not random at all.

Human beings and their relations with the environment (the built environment and the natural environment) and with each other, actually create the environmental nations that the microbes, viruses, bacteria exploit. And therefore different societies are vulnerable to different diseases.

Continue reading “History and Pandemics: How the coronavirus will change our societies? – Prof Frank Snowden answers”

Inside the Hidden World of Egg Donation

Our documentary for BBC 100 Women about egg donation…

iPlayer link HERE.

Fertility tourism is on the rise, in part because in countries like Turkey and many part of the Middle East, third-party reproductive assistance is illegal. And Cyprus has become a popular destination.

Shorter waiting lists and cheaper costs are attracting many couples from all around the world. Young women are lured into donating their eggs, mainly via social media ads, agents and clinics with promises of hefty sums of money offered as compensation.

BBC travels to Cyprus to find out more and to meet the women donating their eggs to help others to conceive.

Turkey-Syria offensive: Turks embrace nationalist mood

The Turkish players' military salute was greeted by fans copying their actions at the Stade de France on Monday night

They had been warned not to make political gestures, but they have now done it twice.

Turkey’s national football team stood on the pitch in their red and white strip and gave a military salute to the stands in celebration of their goals. First against Albania on Friday and then again against France on Monday night.

The salute was immediately adopted by supporters frantically waving Turkish flags in the Stade de France on Monday night.

Continue reading “Turkey-Syria offensive: Turks embrace nationalist mood”

Elif Şafak ile yazarlık, Türkiye ve demokrasi üzerine söyleşi

 

  • Haber: Çağıl Kasapoğlu
  • Kamera: Osman Kaytazoğlu, Ege Tatlıcı, Neyran Elden
  • Kurgu: Ege Tatlıcı

BBC News Türkçe
Yazar Elif Şafak, Türkiye’de gazeteci, sanatçı, yazar ve akademisyenler için hayatın zorlaşmasını değerlendirirken “Çünkü çok büyük bir antidemokratik, hukuksuzlukların, haksızlıkların yaşandığı bir tünelden geçiyoruz biz” dedi.

Şafak, “Kelimeyle iştigal eden herkes için çok zor ortam. Musa Kart gibi önde gelen çizerlerimizden, sanatçılarımızdan biri yeniden hapse atılabiliyorsa, bütün sanatçılar için ortam çok zor” görüşünü dile getirdi.

İktidardaki ilk yıllarında Adalet ve Kalkınma Partisi’ne destek verdiği gerekçesiyle zaman zaman eleştirilen Şafak, “Bu parti iktidara ilk geldiği zaman demokratik reformlar vadederek geldi ve o vaatlerin her biri de önemliydi. O dönemki söylemle daha sonra yaşadığımız şey arasında muazzam bir fark var” diye konuştu.

‘Ekrem İmamoğlu’na büyük haksızlık yapıldı’

Türkiye’de sivil toplumun ve basın özgürlüğünün zayıflamasıyla demokrasinin ‘yalnızca seçim sandığında’ arandığını ifade eden Şafak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin iptal edilmesinin de CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na ‘büyük bir haksızlık olduğunu’ söyledi:

“Geriye bir tek seçim sandığı kaldı, şimdi o seçimler de iptal ediliyor. Dolayısıyla ben büyük endişe duyuyorum, üzüntü duyuyorum. Ve sanatçılar olarak konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.”

Continue reading “Elif Şafak ile yazarlık, Türkiye ve demokrasi üzerine söyleşi”

Amedspor: Yeşil sahada Diyarbakır

 

Amedspor taraftarları ve kulübü yeşil sahalarda ‘haksız, ayrıştırıcı ve ırkçı’ tavırlarla karşılaştıklarını söylüyor. Amedspor’a özellikle ‘Amed’ isminden dolayı tepki gösterenler ise kulübü, oyuncuları ve taraftarları ‘futbol kulübünden çok siyasi bir oluşum’ olarak görüyor. Mart ayında oynanan Sakarya maçı sonrası Amedspor oyuncusu Mansur Çalar da ‘jiletle rakiplerini yaralamakla’ suçlamış, hakkında verilen futbol müsabakalarından ömür boyu men cezası daha sonra 20 maça indirilmişti. BBC Türkçe, Diyarbakır’da Amedspor Kulüp Başkanı Ali Karakaş, taraftarlar ve Mansur Çalar’la Amedspor’u konuştu.

  • Haber: Çağıl Kasapoğlu
  • Kurgu: Ege Tatlıcı, Osman Kaytazoğlu
  • Diyarbakır kamera: Hatice Kamer, Jan Belek

Basaksehir: Turkey’s ‘pro-government’ football club is topping the league – and dividing opinions over its success

Cagil Kasapoglu

BBC Turkish

The Turkish football league has been dominated by three major Istanbul teams for decades.
But in a country where political divisions are as deep as the love of football, the sudden rise of an upstart club to the top of the league table is the story on everyone’s lips – not least because of the club’s links to the government.
The club in question is Basaksehir, another Istanbul team, shaking the monopoly on trophies that historical giants Galatasaray, Fenerbahce and Besiktas had always enjoyed – until now.
So what is behind Basaksehir’s rapid ascent? Is it a story of sporting success, or as many of President Erdogan’s opponents claim, a political attempt to influence the nation’s most popular game?
To find an answer, I first went to see Basaksehir fans.