Fransa’nın solcu ‘Boyun Eğmeyenleri’ ikinci turda ne yapacak?

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalamayan 'Boyun Eğmeyen Fransa' hareketinin solcu lideri Jean-Luc Mélenchon'un destekçileriTelif hakkıAFP

Paris’te bu yıl 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda meydanlar emekçilerin kutlamalarının yanı sıra, siyasi tercihlerin ağırlıklı olarak tartışıldığı alanlara döndü.

Zira bir haftadan kısa bir süre içinde ülke cumhurbaşkanını seçecek ve sol eğilimli sendikaların üyelerinin çoğu istedikleri adayın yarışta kalamamasından şikayetçi.

İkinci turu 7 Mayıs’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Elysee Sarayı’na Marine Le Pen’in mi yoksa Emmanuel Macron’un mu yerleşeceği belli olacak.

Hafta başındaki anketlere göre sandığa gideceğini söyleyen seçmen arasında, ‘ne sağcı ne de solcuyum’ diyen Macron, yüzde 61 oy oranıyla yarışı önde götürürken, aşırı sağcı Le Pen’in yüzde 39’da kaldığı görülüyor.

Ama Fransa’da seçmenin yüzde 40’a yakını, her iki liderin de ülkeyi yönetebilecek nitelikte olmadığı görüşünde.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri: Sosyal liberalizm mi, milliyetçilik mi?

MACRON LE PENTelif hakkıAFP

Fransa’da ilk turu Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna merkezde yeni bir hareket başlatan ve mecliste partisi olmayan Emmanuel Macron ve aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen kaldı.

Fransa tarihinde ilk defa düzen partileri olarak bilinen merkez sol ve sağ partilerin ikinci tura kalamaması, seçmenler arasındaki bölünmenin de geleneksel siyasi eğilimlerle açıklanamayacağını gösteriyor.

Seçimin ilk turundan önce yapılan tartışmalar ülkedeki ayrışmanın ‘geleneksel sağ ve sol’dan ziyade, pragmatik gerekçelerle “küreselleşme savunucuları ve korumacı politika isteyenler” arasında olduğu yönündeydi.

Zira ilk turu geçen iki adayın kampanya vaatleri de bu savı destekliyor.

Kendisini merkezde konumlandıran “En Marche” (Yürüyüş) hareketinin lideri, eski yatırım bankacısı 39 yaşındaki Emmanuel Macron , Avrupa Birliği (AB) yanlısı, liberal bir politikacı.

Aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen ise yabancı düşmanı, AB karşıtı ve korumacı, kapalı ekonomiden yana.

Bu iki adayın ikinci tura kalmasıyla 7 Mayıs’ta sandığa gidecek seçmenler, sosyal liberalizm ile milliyetçilik, dışa açıklık ile korumacılık arasında tercih yapıp Fransa’nın AB üyeliğinin geleceğine dair de bir karar verecek.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Fransa’da sosyalistlerin kalesi Hénin-Beaumont aşırı sağa nasıl kaydı?

Marine Le Pen

Fransa’nın kuzeyindeki Hénin-Beaumont kenti, 70 yıl boyunca “Sosyalistlerin kalesi” olarak biliniyordu. Son birkaç yıldır ise “aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin kalesi” olarak anılıyor.

Peki bu keskin geçiş nasıl oldu? Bunun kısa yanıtı aslında, 1980’lerde egemen ideoloji olarak öne çıkan neo-liberal ekonomi politikaları.

Bu politikaların mağduru olan işçi sınıfı, kendilerini sosyalistler tarafından da terk edilmiş hissetti. Bununun yansımaları Hénin-Beaumont’da görülüyor.

Yıllarca kentin ana gelir kaynağı, kömür madenciliğiydi. Ancak fabrikaların kapanması ve Doğu Avrupa’ya taşınmasıyla ise Hénin-Beaumont hafif sanayi kentine dönüştü.

Nüfusu 27 bini bulan Hénin-Beaumont’da işsizlik yüzde 20’lere çıktı. Bu durum birçoklarına göre kendini “apolitiklik” ve “aşırı sağa kayış” olarak gösterdi.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Fransa’da dört adayın başa baş yarıştığı seçim

Fransa’nın başkenti Paris’te garlarda, ana caddelerde, meydanlarda silahlı, çelik yelekli polisler var.

Gösterilerin ana merkezi Place de la Republique’te (Cumhuriyet Meydanı) ise Nice’teki saldırının tekrarlanmasından kaygılanan güvenlik güçleri, meydana araçların girişini engellemek için çevresini büyük sarı beton bloklarla kapatmış.

Ülke, olağanüstü halde, olağanüstü güvenlik önlemleriyle Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidiyor.

Paris

Güvenlik önlemleri Paris halkı için sıradanlaşsa da, bu seçimleri öncekilere kıyasla farklı kılan, ikinci tura gidebilecek en az dört favori isim olması.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Cizre: ‘Devletten kızımın cenazesini vermesini istiyorum’

 

Çağıl Kasapoğlu
15 Nisan 2017
Haber ve Video’nun BBC Türkçe sayfası için tıklayın. 

Şırnaklılar ve Cizreliler, son bir yıllık süre içinde sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar ile 1990’lı yıllardan daha ağır travmalar yaşadıklarını söylüyor.

Hafızalarında 1992 Cizre Nevruz kutlamalarındaki kayıplar var bodrumları anlatırken.

Yakınlarını kaybeden ailelerden biri Arslan ailesi.

Nur Mahallesi’ndeki evlerinde görüştüğüm Abdülaziz Arslan ve eşi Hüsna Arslan, kızları Hacer Arslan, oğulları Mehmet Sait Arslan ve Hüsna’nın ağabeyini kaybetmişler.

Fakat Hacer Arslan’ın cenazesi hala yok. Cizre’de 33 isimsiz mezarlık olduğu, 10’a yakın kişinin cenazelerinin bulunamadığı belirtiliyor.

Aile, geçen yıl Mart ayında Şanlıurfa Kimsesizler Mezarlığına defnedilen cenazelerden birinin Hacer Arslan olduğu bilgisi üzerine gittikleri şehirde, Hacer yerine ağabeyi Mehmet Sait Arslan’ın cenazesiyle karşılaşmış…

“Kızım Hacer hemşireydi, acil tıp teknisyeniydi” diyor babası ve ekliyor:

“Üniversite hazırlığı yapıyordu, doktor olma hayali vardı.”

Annesi Hüsna da “Anne kız gibi değil, iki arkadaş gibiydik. Çok iyiydi, hep bizi düşünürdü, eve 10 dakika geç kalsa söylerdi, çocuklarım arasında en duyarlısı oydu. Zaten okuyordu. Okuldan başka bir şeyle uğraşmazdı…” diyor.

Ailenin tek isteği kızları Hacer Arslan’ın cenazesinin bulunması:

“Sadece kızım değil, 10-11 kişinin kayıp cenazeleri verilmedi. Kızımın yandığını düşünüyorum. Külü bile kalmamıştır. Ölü olarak ellerine geçseydi mutlaka verirlerdi. Kızım sağ olsaydı mutlaka bir şekilde bana ulaşırdı. Sağ olmadığını düşünüyorum. Devletten kızımın cenazesini vermesini istiyorum.”

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Sokağa çıkma yasağının tamamen kalktığı Şırnak ve Cizre’de yaşam kurma çabası

Şırnak merkez

14 Nisan 2017
Çağıl Kasapoğlu
Haber ve Video’nun BBC Türkçe sayfası için tıklayın

Şırnak’ta 14 Mart 2016’da uygulanan sokağa çıkma yasağı 10 Nisan’da tamamen kaldırıldı. Yasak süresince çatışmalarda hasar gören binalar yıkıldı.

Merkezinde 14 Mart 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasağının yaklaşık 1 yıl sonra, Pazartesi günü tamamen kaldırıldığı Şırnak’tayım. Kentin girişinde taksiye bindim, “Merkeze lütfen, hani çay bahçesi var, Atatürk büstünün oraya… Cumhuriyet Meydanı tarafı bir arkadaşla buluşacağım” dedim.

“Tamam hocam, çay bahçesi derken, Ziraat Bankası’nın orası değil mi?” diyen taksiciye yanıtım, “Evet, evet banka da yakınındaydı, hani çay içilen işte, bankalar var ya, oraya.” oldu.

Yine “Tamam hocam” dedi taksici, dikiz aynasından baktı. Neyle karşılaşacağımı tahmin eder gibi…

Birkaç kez geldim Şırnak’a. İlk ziyaretim Gezi olayları döneminde, son ziyaretim de geçen yıl Şubat ayındaydı. Hendeklerin, barikatların olduğu, sokak başlarında da zırhlı araçların konuşlandığı bir dönemdi.

Ziraat Bankası’nın oraya bıraktı taksi, arkadaşım Tarık’ı beklemeye başladım.

Sağa gidiyorum moloz, sola gidiyorum enkaz. Çay bahçesi yok, mercimek çorbası içtiğimiz lokanta yok, büst yok, hiçbir şey yok. Ortalık dümdüz.

Tanıdık bir işaret, bir dükkan görmek için tur atıyorum çevrede ama yok.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Kobani’nin komşusu Suruç’ta referandum öncesi neler konuşuluyor?

ÇAĞIL KASAPOĞLU

Suruç’un Kobani sınırında muhteşem bir gün batımı vardır. Güneş, dalga dalga Kobani’ye düşerken hareli kızılı Suruç’un yeşil ovalarına vurur. Esiyorsa bir de, yol kenarındaki sarı çiçekler de katar kendini resme. Gün batımı, bu haliyle, tek bir coğrafya yaratır, sınırlar görünmez. Güneş’i bir olanın, kaderi de bir görülür buralarda…

Öyleydi de daha birkaç yıl öncesine kadar. Suruçlular, IŞİD’in 2014 yılı Eylül ayında kuşattığı Kobani’den kaçan akrabalarına, dostlarına kapılarını açtı, yardım etti. Sınır burada ayırmaz, birleştirirdi.

Bir yakada Türkiye bayrağı, birkaç metre ötesinde ise, Suriye’nin kuzey sınırında, Kürt nüfusun yaşadığı Rojava bölgesinin fiili yönetimini elinde bulunduran TEV-DEM’in (Demokratik Toplum Hareketi ) sarı, kırmızı, yeşil bayrağı dalgalanıyor.

SURUÇ FOTO

Kobani’yi avcunun içi gibi bildiğini söyleyen fakat artık yalnızca parmağıyla tanıdık mahalleleri gösteren Suruçlu “Artık geçilmez buralardan, geçersen de ya PKK’lı diye görülürsün, ya da FETÖ’cü” diyor. Sınırın diğer tarafında da seyreden araçlar, kurumaya bırakılan çamaşırlar, sokaklarında koşuşturan çocuklar görülüyor.

Suruçlu için artık ‘savaştan öncesi ve savaştan sonrası’ var.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Osmaniye’de referandum: Devlet Bahçeli’nin memleketinde ‘Hayır’ sesleri

Osmaniye

“Hükümet teyze” diyorlar Osmaniye’de Seher Tıraş’a. İşleri yoluna koyan, sözü sayılan, güneş gibi ışıl ışıl gülümsemesi olan ve yeni tanıştığı bir gazeteciye 40 yıldır tanıyormuş gibi sıkı sıkı sarılan sıcacık bir kadın.

Oğlu Asteğmen Ahmet Tıraş, 1994’te Diyarbakır-Ergani’deki bir çatışmada hayatını kaybetmiş.

“4 ay Ankara-Etimesgut’taydı, 3 ay uzattılar, Diyarbakır’a gitti o zaman şehit düştü, 20 yaşındaydı” diyor Seher Tıraş. Sadece oğlundan bahsederken kayboluyor yüzündeki ışıltı.

Son 10 yıldır Osmaniye Şehitler ve Gaziler Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda, yakınlarını kaybeden ailelerle dayanışma, yardımlaşma faaliyetleri yürütüyor.

Dernek Başkanı Durmuş Öksüz, “Osmaniye 246 şehit verdi, Türkiye’de en çok şehit veren il burası” diyor.

Durmuş Öksüz de, Seher Tıraş da siyaset konuşmaktan kaçınıyorlar. Onların bu tavrı aslında Osmaniye’deki genel bir tavrı yansıtıyor.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Gaziantep’te referandum: İç siyasetin ve dış gerilimlerin aynası

Gaziantep

“‘Hayır’ çalışmamızda bir baskı yok ama Türkiye genelinde yoğun baskı var” diyor İlerici Kadınlar Derneği üyesi Sibel Altıntaş, elindeki “Hayır” gazetesini Gaziantep’te dağıtırken.

Suriye’deki savaşın başlamasından bu yana kentin yaşadığı krizleri anımsatarak devam ediyor:

“Burası sınır kenti olduğu için IŞİD’in, El Nusra’nın bütün gericilerin cirit attığı bir yer. Patlamaların olduğu, patlayıcıların olduğu bir şehir. İnsanlar artık normale dönmek istiyor. Bunun (referandumun) rejim değişikliği olduğunun, cumhuriyet ile tek adam sisteminin farklı olduğunu biliyorlar. Biz de olumlu tepkiler alıyoruz.”

Altıntaş sözlerini bitirmeden, gazete dağıtan gençlerden biri ile meydanda oturan bir Gaziantepli arasında tartışma yaşanıyor.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Gaziantep Beybahçe’de yas: ‘Her gece oğlumun görüntüsü gözümün önünde’

Haberin BBC Türkçe sayfasında yayınlanan videosu için tıklayın.
5 Nisan 2017
Gaziantep
Video-haber: Çağıl Kasapoğlu

Gaziantep’in Beybahçe mahallesi yaralı. Kanıyor gibi hala. Hafızaların hantallığında yok olmaktan korkuyor.

Kentin çarşı pazarında, parklarında hararetli referandum tartışmaları yaşanırken bu mahalle ise, geçen yıl 20 Ağustos’ta kına gecesini hedef alan canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 40’ı çocuk, 56 kişinin sessiz sessiz yasını tutuyor.

Ağırlıklı olarak Siirt Pervari’den, Şanlıurfa’dan, Şırnak, Van’dan göç alan mahallenin dar yokuşlarında, toplanan kadınlar Antep fıstığı kırıyor, çoluk çocuk da top ve çakıl taşı peşinde oynuyor.

Continue reading

Leave a comment

Filed under Uncategorized