Rojava: Kürtler ve İslamcıların nüfuz mücaledesi

Suriye’nin kuzeyinde Rojava (Batı Kürdistan) olarak bilinen bölgede El Kaide bağlantılı İslamcı militanlar ve silahlı Kürt gruplar arasındaki çatışmalar nüfuz mücadelesi olarak görülüyor.

Rojava’dan 16 Temmuz’dan bu yana tıklayınçatışma haberleri geliyor. Ölü ve yaralı sayısı net değil. Ancak bölgeye bağımsız gazetecilerin girişi zor olduğu için doğrulatılamayan iddialara göre, hayatını kaybedenlerin sayısı yüzlerle ifade ediliyor.

Peki, Suriye’de iki yıl önce ayaklanma başlarken ortak amaçları Beşar Esad’ı devirmek olan grupların silahlarını artık birbirilerine doğrultmalarının sebebi ne?

Kuzey Suriye’de etkin olan Kürt siyasi yapılanması PYD’ye (Demokratik Birlik Partisi) yakın YPG (Halk Savunma Birlikleri) de silahlı gruplardan biri.

Bünyesinde Kürt, Arap, Türkmen, Asuri, Ermeni ve Süryani kökenli üyeleri barındıran Cephetül Ekrad (Kürt Cephesi) daha çok farklı azınlıkların bulunduğu bölgeleri korurken, YPG Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu yerlerde etkin.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan YPG Basın Sözcüsü Redur Halil, çatışmaların çıkış tarihi olarak YPG üyelerini Serekaniye’de (Rasulayn) devriye gezerken, Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile El Nusra Cephesi’ne bağlı birlikler tarafından saldırıya uğradığı 16 Temmuz’u gösteriyor.

Halil, “IŞİD ile El Nusra üyeleri arasındaki sorunu çözmeye çalıştık. Fakat Serekaniye dışında, Tel Halef ve Türkiye sınırının diğer tarafındaki liderleri anlaşma yapmayı reddetti” dedi.

YPG’den ÖSO’ya: Safınızı belirleyin

Bayram boyunca ‘halkın rahatça kutlama yapabilmesi için’ tek taraflı ateşkes ilan ettiklerini belirten Halil, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’na (SMDG) “saflarını belirlemeleri” çağrısında bulunmuş:

“Başlarda, El Nusra Cephesi ve IŞİD ile çatışıyorduk. Daha sonra, ÖSO ve SMDG’den, İslamcı radikallerin Kürt bölgelerine saldırıları karşısında pozisyonlarını açıkla belirlemelerini istedik. Bölgedeki çatışmalara bakış açılarının ne olduğu konusundaki çağrımızı görmezden geldiler, cevap vermediler. Aksine, ÖSO bize ve Kürt sivillere karşı savaşmak için IŞİD ve El Nusra Cephesi’ne katıldı.”

Redur Halil’in iddiasını araştırırken, Özgür Suriye Ordusu’nun Halep’teki askeri konsey lideri Abdülcabbar el Okaidi’nin video paylaşım sitesi YouTube’te yayınlanan bir görüntüsüne ulaşıyoruz.

BBC Arapça Servisi’nden bölgedeki gelişmeleri yakından izleyen muhabirleri görüntünün orijinal olduğunu kaydediyor.

Özgür Suriye Ordusu’nun Suriyeli Kürtlere yönelik görüşlerini anlamak açısından El Okaidi’nin 2 Ağustos’ta, yani Halep’te Kürtlerin yoğun yaşadığı Tel Aren ve Tel Halep köylerine yapılan saldırıdan yaklaşık 10 gün sonra yaptığı konuşma dikkat çekici.

El Okaidi, savaştıkları silahlı Kürt grupları kastederek şu ifadeleri kullanıyor:

“Onlarla bazı anlaşmalar yaptık, ama onlar bu anlaşmaları bozdu bizi sırtımızdan bıçakladılar. Son çatışmalarda, Tevhid Tugaylarından [Kürtlere] karşı savaşmalarını istedim. Bu defa acımayacağız. Eğer mecbur kalırsak onları ortadan kaldıracağız.”

El Okaidi, “Ama biz kardeşlerimiz bacılarımız olan Kürt halkına karşı savaşmıyoruz” diye ekliyor.

Muhalefet içinde muhalefet

Suriye’de rejim karşıtı ayaklanmaların başladığı iki yıldan bu yana, Devlet Başkanı Beşar Esad’a muhalif olan sesleri hiçbir zaman tek bir çatı altında birleşemedi.

Özgür Suriye Ordusu adı altında kurulan ilk oluşumun dallara ayrılması ve zayıf liderlik, grubun da meşruiyetinin sorgulanmasına neden oldu.

Peki ne oldu da Esad karşıtları, birbirilerine muhalefet yapmaya başladı?

YPG sözcüsü Redur Halil’in bu soruya yanıtı şöyle:

“[İslamcı militanların] amacı, Kürt bölgeleri dahil Suriye çapında emirlikler kurmak. Kürt halkı ve bu bölgelerde yaşayan diğer azınlıklar buna izin vermeyecek. Bölgedeki Ermeniler, Süryaniler hatta Araplar bile bu plana karşı çıkıyor.”

YGP sözcüsü, IŞİD ve El Nusra’ya karşı savaşmalarının ilk sebebi olarak ‘kurulacağı iddia edilen İslam Emirliklerine engel olmayı’ gösteriyor.

İslamcı militanlar ve silahlı Kürt birlikler arasındaki çatışmaların bir diğer nedeni olarak da Suriyeli Kürtlerin ‘geçici yönetim kuracağı’ iddiaları öne çıkıyor.

Geçici yönetim ve özerklik tartışmaları

PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, geçen ay BBC Türkçe’ye tıklayınverdiği mülakatta, ‘Suriye’den ayrılıp bir devlet kurma niyetlerinin olmadığını’ belirtip “Önümüzdeki üç ay içinde seçime gidilebilir… Diğer gruplarla da konuşuluyor. Önümüzdeki günlerde belirlenir. Bu geçici yönetim olur. Demokratik özerklik değil ama onun bir parçası” diye konuşmuştu.

YPG sözcüsü de ‘geçici yönetim’ ve ‘özerklik’ kavramlarının İslamcı militanlarla çatışmaları körüklediği görüşünde:

“Kürtler, kısa bir süre önce Suriye’nin içindeki Kürt bölgelerde öz yönetime dayanan bir idari sistem kurma projelerinden bahsetmişti. IŞİD, El Nusra ve ÖSO taburları bu projeyi Suriye’yi bölme teşebbüsü olarak gördü. Bunun bir dayanağı yoktur.”

“Federal bir Suriye isteyip istemediklerini ve amaçlarının özerklik mi olduğu” sorusunu yönelttiğimiz YPG sözcüsü, “Biz yalnızca Suriye’deki Kürt Konseyi’ne hesap veren askeri bir kuruluşuz, hiçbir partiye bağlı değiliz ve Halk Savunma Birlikleriyiz. Siyasi meselelerle ilgilenmiyoruz” cevabını verdi.

YPG sözcüsü, yer yer Kürtlerin de yaşadığı Rakkah ve İdlib gibi bazı bölgelerde IŞİD ve El Nusra emirlikler kurduğunu iddia ediyor.

Bağımsız kaynakların ulaşamadığı, dolayısıyla sağlıklı haber almanın da mümkün olmadığı Suriye’nin kuzeyinde PKK varlığı olup olmadığı hakkında da iddialar var.

‘Rojava’da PKK yok’

YPG sözcüsü Redur Halil, “Kesinlikle hiçbir PKK savaşçısı bölgede değil” diyor.

“IŞİD ve El Nusra’ya karşı başka Kürt birliklerin savaşıp savaşmadığı” sorusuna da “Bölgede sadece YPG savaşıyor. Fakat son zamanlarda İslamcı militanların, Kürt sivillerin evlerini terk etmeleri yönünde çağrı yapması üzerine binlerce Kürt genci bizim liderliğimizde savaşa katıldı” yanıtını veriyor.

BBC Arapça Servisi’nin bölge uzmanı muhabiri Mustafa Hamo da YPG’nin sayıca El Nusra’dan büyük olduğu ve Suriye’nin kuzeyinde mevcut durumda etkinliğini koruyabileceği görüşünde.

Fakat 16 Temmuz’dan beri şiddeti giderek arta çatışmaların devam etmesi durumunda YPG’nin gücü zayıflayabilir mi ve komşu ülkelerden desteğe ihtiyaç duyabilir mi?

Redur Halil, “YPG gücünü halktan alıyor. Hiçbir komşu ülkeden veya yabancı güçten destek almıyor” diyor.

Asıl görevlerinin ‘bölgelerini ve [Kürt] halklarını korumak olduğunu belirten Halil, “YPG bedeli ne olursa olsun görevini yapmakta kararlıdır” ifadesini kullanıyor.

Suriye’nin kuzeyinde Batı Kürdistan olarak bilinen Rojava’da İslamcı militanların emirlikler kurmak istediği, Kürtlerin de ‘özerklik olmasa da kendi idarelerini sağlayabilecekleri öz yönetim sistemi’ oluşturmak istedikleri söyleniyor.

Ağustos sonunda Erbil’de düzenlenmesi beklenen Kürt Ulusal Konferansı, Kürtlerin Suriye’deki çıkarlarını belirlemeleri ve bölgenin şekillenmesi açısından kilit öneme sahip olacak gibi görünüyor.

Leave a comment

Filed under Syria, Turkey

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s